Yaşamak Bir Ağaç Gibi Tek ve Hür, Ve Bir Orman Gibi Kardeşçesine...

Misak-i Milli içinde...

Saat
Site Haritası

Anasayfa

Usame Bin Ladin, ABD’nin 1980 model “Yeşil Kuşak” projesinin mahsulüydü. Amerikalılar, Sovyetleri Afganistan’dan püskürtmek için o bölgede Müslüman direnişçileri örgütlemiş, İslam dünyasının her yanından insan devşirmişlerdi. Usame mücahitlerini CIA silahlandırdı, eğitti, besleyip büyüttü. 80’lerin sonunda Ruslar çekilince zaferden başı dönen El Kaide kontrolden çıktı; ama Washington, örgütü bu kez de yayılmacılığına meşruiyet kazandırmakta kullandı.
03.05.2011
Küresel Medya Bağımsızlığı Araştırması : “Türkiye, 196 ülke arasında 54 puanla 112′inci sırada ve Türk basını “yarı özgür” kategorisinde”
03.05.2011
Öztrak: “2023 yılına kadar Türkiye genelinde yılda ortalama yüzde 7 büyüme, Doğu ve Güneydoğu’da yılda ortalama yüzde 9,5 büyüme hızını sağlamayı hedefliyoruz.
20.04.2011
Sosyal güvenliğin finansmanının, sadece çalışanların ve işverenlerin sırtına yıkılmış olmasının olumsuz etkileri
07.04.2011
Kötü bir öksürüğünüz varsa, balgam da çıkarıyorsanız antibiyotik almanızın fazla bir faydası olmayabilir.
28.03.2011
1915 Çanakkale Albay Mustafa Kemal "Anafartalar Grup Komutanı" "Size ben taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında, yerimize başka kuvvetler ve komutanlar geçebilir” * * * The famous photograph of Lieutenant-Colonel Mustafa Kemal observing the battlefield "I am not giving you an order to attack. I am ordering you to die."
18.03.2011
Günümüzün "ergen Dünyası"nı, bu dünyada geçerli olan "ergen Kültürü"nü anlamaya çalışıyoruz. Çünkü bu yeni oluşumu anlayamazsak "günümüz ergenleri" ile erişkinler arasındaki uzaklık daha da artacaktır.
15.03.2011
Japonya'da meydana gelen 9.0 şiddetindeki deprem büyük felakete yol açtı. Tsunami dalgaları şehirleri köyleri haritadan sildi. Gökdelenlerde sıva döküntüsü dışında zarar olmaz, insanlar güvende kalırken, deniz kıyısında olanlar okyanusun güçlü ve büyük su taşkını ile büyük zarar gördüler.
15.03.2011
2000-2010 yılları arasında meydan gelen trafik kazalarında kaza tutanaklarına göre 48.000 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Ülkemizde önemsenmeyen terör trafik terörüdür. Ve her saniye, ülkemizin her noktasında en değerli varlığımız olan vatandaşlarımızı yok etmeye, ülkemizi yoksun bırakmaya devam etmektedir.
06.02.2011
SBN Sigorta Acenteler ve Kurumsal Pazarlama Müdürü Fedai Toyran: 2008 yılının son çeyreğinde etkileri ülkemizde de hissedilmeye başlanan global kriz ortamında yeni faaliyete geçmiş bir şirket olmamıza rağmen krizi fırsata çevirdik. Aradan geçen 3 yıl içinde planlarımıza uygun olarak tüm hedeflerimizi hayata geçirdik.
14.01.2011
“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine” Nazım Hikmet Gözümüzün önünde yepyeni bir hareket doğuyor. Katılımcıların kendisi de hoş bir şaşkınlık içinde. Kendi seslerini duymanın, eylemlerinin birleştirici gücünü görmenin coşkusunu, sevincini yaşıyorlar. Tansiyon beş gün sonra bile halen yüksek.Tedirginlik veren çatışma korkusu, polis baskısı, yaralılar, insan kayıplarına rağmen, şenlik havası hakim. Bu hareket, tüm gözlemcilerin belirttiği gibi yeni bir eşiğe işaret ediyor.
07.06.2013
Gezi direnişi, “uyanma vakti gelen, hatta gelmiş de geçmiş halkı yatağından düşürdü”. Büyük sermayeden medyaya her kesimin aklını başına getirdi. Sokağın sesine kulak vermeyenlerin bir günde tepetaklak olabileceğini gösterdi. O çok öğünülen AVM’ler bomboş. Patronlar, CEO’ları, banka genel müdürleri “çapulculuk” sırasına girdi.
07.06.2013
İslama göre bir toplum düzeni dayatıyor Başbakan, der demez, hemen bunu doğrulayan bir açıklama yapıyor... İki ayyaş ile başlayan ve dinin Kuran’ın emrettiği alkol yasasını neden kabul etmiyorsunuz biçiminde bir düşünce boşalımı yaşıyor... Ayyaş lafı şüphesiz tartışılır ama Başbakan’ın sevdiği bir laftır, akla hemen gelen de Mustafa Kemal’dir... Düşüncelerinde Kurucumuzun adını, lafın gelişi gibi dillendirmiş olabilir. Her neyse ama Başbakan yasa yapıcılara, Meclis’e, geçmiş milletvekillerine, Atatürk’se ona büyük hakaret etti... Fakat bundan daha önemlisi, Başbakan’ın dinin emrettikleri doğrultusunda yasa yaptığını itiraf etmesidir...
30.05.2013
Başkanlık/yarı Başkanlık rejimlerine karşı olduğumu yazdıklarımı zerre kadar okuyanlar bilir. Hele hele hem yasamaya hem yürütmeye aynı anda hükmedecek “partili cumhurbaşkanı” formülünü benimsemem hiç mümkün değil. Ancak cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesinin referandum ile karara bağlanmasının ardından; ortaya çıkacak kaosa 2007’den beri fırsat doğdukça parmak basıyorum. “Parlamenter demokrasi” ile “seçilmiş cumhurbaşkanı” kavramları bir arada yaşayamaz!
24.05.2013
Dikkat ederseniz şimdi Türkiye’de yaşanan kavgaların tamamı, “son yıllarda” diyebileceğimiz belirli bir dönemin eseri. Belki onların çok eskilere dayanan köklerinden, tarihi geçmişlerinden de söz etmek mümkün ama, dozunun şimdi daha çok yükseltildiği, küllerinin yeniden körüklendiği de bir gerçek. Neden böyle acaba? “Efendim iktidar partisinin siyasi emelleri dolayısıyla…” Peki o iktidar partisi şimdi karşı çıktığımız siyasi emellerine daha sessizce, daha derinden gitmek varken acaba niye böyle “seçim kaybetmeyi dahi göze alarak” bütün hışmıyla kavuşma atağında? Onun bu “hışmı” muhalefete kendiliğinden; bir toparlanma, iktidara diklenme fırsatı vermiyor mu?
16.04.2013
Cumhuriyet- Şair Metin Altıok, bundan 20 yıl önce Sivas’ta katledilen aydınlardan biriydi. Başbakan Erdoğan, 35 kişinin yakıldığı bu“örgütlü kalkışma”nın davasının zamanaşımına uğramasının ardından“Hayırlı olsun!”diyedursun, Metin Altıok’un kızı Zeynep Altıok Akatlı babasının yıllar önce kendisine yazmış olduğu mektupları yayımladı: “Metin Altıok’tan Zeynep’e Mektuplar” (Kırmızı Kedi Yayınevi).
17.02.2013
WASHINGTON - ABD başkentinde bu hafta kimi açık, kimi kapalı kapılar ardında üst üste Türkiye konulu toplantılar düzenleniyor. Washington’da her gün dünyanın birçok bölgesindeki meselelerle ilgili onlarca toplantı yapılır. Türkiye ile ilgili yapılanların ortak özelliği ise belli bir konuya; ‘basın özgürlüğüne” odaklanıyor olmaları!
04.02.2013
Ayşenur Arslan için habercilik tarihe müsvedde tutmak demek. O yüzden de bunu hakkıyla yapmak istiyor. Bütün baskılara, uyarılara rağmenkonuşmaya devam etmesi bundan. Şimdi meslekteki 39. yılını kutluyor. Kimler yok ki çalışma hayatında? Ali Kırca, Mehmet Ali Birand, Aydın Doğan, Dinç Bilgin... Onlardan öğrendiğinden daha çoğunu öğrettiği konusunda iddialı. Kanıtı mı? Okuyun, onun için haberin ne demek olduğunu anlayacaksınız...
04.02.2013
İntikam! Dünya konjonktürüne uygun bir şekilde Türkiye tek parti döneminden çok parti dönemine, sonra parlamenter demokrasiye, çok daha sonraları serbest piyasa ekonomisine vb. doğru evrildi. Ama velâkin, Türkiye ne doğru dürüst demokrasiyi, ne doğru dürüst hukukun üstünlüğü prensibini, hatta ne de serbest piyasa ekonomisini 90 yıldır hazmedebildi. Şimdi de “askeri vesayeti kaldırıyoruz” lafzı altında sivil vesayet kuruluyor! *** Türkiye’de siyasetin büyük devinimler yarattığı dönemeçler, sadece ve sadece mağdur ile mağrurun yer değiştirdiği anlardır.
25.01.2013
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, 10 Ocak Çalışan Gzeteciler Günü nedeniyle yaptığı açıklamada “Gazetecilerin çalışma koşullarının yanı sıra, ifade özgürlüğü düzeyinin de her yıl biraz daha geriye gittiğini” belirterek TBMM’yi göreve çağırdı. TGC Yönetim Kurulu’nun açıklaması şöyle: “Gazetecilerin sosyal ve ekonomik haklarında önemli iyileştirmeler sağlayan 212 Sayılı Yasa 10 Ocak 1961’de yürürlüğe girmiş ve gazeteciler tarafından “Çalışan Gazeteciler Bayramı” olarak kutlanır olmuştu. O günden bugüne çalışan gazetecilerin koşulları her gün biraz daha güçleşmiştir.
10.01.2013
Libya'da Şehit ve Kayıp Kişiler Bakanlığı'nın yaptığı açıklamaya göre, rejime karşı gerçekleşen ve Devlet Başkanı Muammer Kaddafi'nin vahşice öldürülmesiyle sonuçlanan dış destekli isyanlar sürecinde ülkede 4,700 kişinin öldüğü, 2100 kişinin ise kayıp olduğu belirtildi. Ancak Libya'ya dönük emperyalist provokasyonlar sürerken ölü sayıları sürekli olarak şişirilmiş ve 8 aylık krizin sonucunda bu rakam 50 bine kadar çıkarılmıştı. Böylelikle mart ayında başlayan NATO müdahalesine, “Kaddafi halkı katlediyor” algısı yaratılarak meşruluk kazandırmaya çalışılırken, daha sert müdahalelerin yolu açılmıştı.
08.01.2013
Ve işte bir hafta sonra çeşitli üniversitelerin rektörleri, binlerce polisin olayları büyüten ölçüsüz şiddetinden, öğrencilere hedef gözeterek saldırmasından, polis provokasyonundan hiç söz etmeden, gençliğin şiddetini, örtük olarak da ODTÜ yönetiminin öğrencilere sahip çıkmasını kınayan ve hükümetin başaralarını överek Başbakan’ı desteklediklerini ifade eden ortak bildirilerle karşımızdalar. Bunu YÖK’ün yönlendirmesiyle mi, yaranmak için mi yaptıkları çok önemli değil. Hemen söylenmesi gereken, davranışlarının kendilerine ve kurumlarına onur kazandırmadığı. Ama bence daha önemli ve tehlikeli bir nokta var: Tayyip Erdoğan’la zihniyet kardeşlikleri... Statükocu, muhafazakâr, başı önüne eğik kulluk zihniyeti... Kullar şeyhe karşı çıkmazlar, kendilerini onun yolunda ve suretinde inşa etmeye çalışırlar. Kullukta protesto yoktur, biat ve sinsice altını oyma vardır.
26.12.2012
Bu sahte bayrak operasyonunun belirli ayakları var. Birincisi Suriyeli muhalifler. Muhalifler bu operasyonun merkezinde bulunuyor. Hem fiili olarak bunda rol almaya çalışıyorlar hem de Türkiye ve İsrail’i de içeren Batı ittifakının Suriye’ye yapacakları bir saldırıyı, açıklamalarıyla meşrulaştırmaya çalışıyorlar. İkincisi medya ayağı. Medyada da benzer bir kampanya var. Bunun da başını New York Times gazetesi çekti. Kimyasal silah hikayesini bu gazete yeniden ısıttı. Üçüncü ayağını ise Türkiye ve İsrail gibi, Suriye’ye komşu ülkeler oluşturuyor. İsrail, The Atlantic dergisinde yazıldığı üzere, Ürdün’le birlikte Suriye’ye saldırı planı yaptı bu süreç içerisinde. Dördüncü ayakta ise ABD var. ABD, belirli dönemlerde bu operasyonu ittirerek, belirli dönemlerde ise durdurarak pazarlık yapmaya, dengeleri gözetmeye çalışıyor.
06.12.2012
Düşünüyorum da kâbus nasıl bu noktaya geldi; işler, nasıl açık açık dünyanın en kıdemli diktatörlükleriyle özdeşleşen “Latin Amerika usulü başkanlık sistemi” ve “Türk usulü başkanlık” sistemi istemeye dek ilerledi? Eskiden hiç olmadı ileri sürülen rejim değişikliğine meşruiyet kılıfı sağlamak adına, sadece öykünülen gelişmiş demokrasi modelleri gündeme getirilir;“ABD usulü başkanlık”/“Fransa’nın yarı başkanlık sistemi” örnek gösterilirdi... 2012 sonu itibarıyla tavan yapan acayip özgüven patlamasıyla bu tür göz boyama taktiklerinden de vazgeçtiler. Damardan “Latin Amerika/Türk usulü başkanlık sistemi” isteyecek kadar açık-sözlüleştiler.
06.12.2012
Ancak, TESEV-Konda’nın “Anayasaya Dair Tanım ve Beklentiler” adlı araştırması bize zihnimizdeki basmakalıp “Türkiye insanı” algılamamızın doğru olmadığını gösteriyor. Hatta, algılarımızı altüst ediyor! Zira; 1) Görüşülen kişilerin % 82.30’ü yeni Anayasa'nın temel ilkeleri arasında “Atatürk ilke ve inkılâpları ile Atatürk milliyetçiliğine yer verilmesi” gerektiğine inanıyor. Çok kaba bir genelleme yaparak son seçimde AKP’ye oy vermeyen herkesin bu % 82.3 içinde olduğunu kabul etsek bile; Anayasa’da Atatürkçülüğe yer verilmesini isteyenlerin % 32.18’i (82.30-50.12) aynı zamanda son seçimlerde AKP’ye oy vermiş!
29.11.2012
Evet, önce iki mesajla (dün) sosyal medyada paylaştım konuyu: BaşbakanR.T. Erdoğan’ın açlık grevcilerine karşı tutumu ile bütün yetkileri elinde toplamak istediği Başkan olma arzusu birbiriyle ne kadar örtüşüyor! Örtüşen başka bir iradesi daha var: Başkan olma talebi ile idam isteği! Sosyal medya paylaşımından hemen yanıtlar geldi: “İstikrar diye buna derim ben!” Başka bir yanıt: “Batı’nın Ortadoğu’ya model olarak layık gördüğü lider tipi bu işte. Küresel kapitalizmle barışık, güç sarhoşu, otokrat, demagog.”
13.11.2012
Azılı muhalif Enis Berberoğlu Hürriyet’te Başbakan’ın 10 Kasım’da Brunei’ye davet edilmediğini, kendisini davet ettirdiğini yazınca Türkiye’de kıyamet koptu. Kimileri Berberoğlu’nun esas amacının “bakın biz Başbakan’la özel sohbet yapacak kadar yakınız!” demek olduğunu, ancak kaş yaparken göz çıkardığını söylediler. Ben ise Enis Berberoğlu’nun 28 Şubat döneminde Recep Tayyip Erdoğan’dan ne kadar nefret ettiğini bizzat bilen bir kişi olarak Başbakan’ı taammüden sıkıştırdığı kanaatindeyim.
13.11.2012
Taksim'i yayalaştırma projesi kapsamında Gezi Parkı'nın yerine yapılması planlanan Topçu Kışlası'nın detayları belli oldu. Hazırlanan projeye göre, 10 katlı apartman yüksekliğinde 4 kule ve kulelerin arasında yer alacak 5 katlı bina yüksekliğinde dükkan, mağaza, kafe, sergi salonu için kışla inşa edilecek. Yapılacak kışlanın ortasında "buz pisti" de yer alacağı öne sürülürken, parkta bulunan asırlık çınarlar da kesilecek.
08.11.2012
29 Ekimde sokaklarda yaşanan anlamsız gerginlik, iktidarın güç gösterisi hevesine dayanıyordu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, alınan önlemlerin ve yasaklamaların nedeni olarak kendilerine ulaşan “istihbarat”ı gösteriyordu. Oysa yürüyüşlerin gazsız ve tazyikli susuz bölümünde hiçbir ciddi sorun yaşanmadı. Ne istihbaratıymış bu? Kim, ne demiş? Tehdit nereden kaynaklanıyormuş? Soramazsınız. İstihbarat işte!..
31.10.2012
Cumhuriyet, bir karabasanı sanki iktidarın... Aslında korktuğu ve silmek istediği Cumhuriyet ve demokrasi kazanımları. Cumhuriyetle özdeşleşmiş olan Atatürk! Cumhuriyet deyince akla Atatürk’ten başka ne gelir! Ama her Cumhuriyet’le Atatürk de büyüyünce...
30.10.2012
Daha bir gün önceden elinde çiçek olanı yakaladılar... Anıta çiçek koyacak ne de olsa... Bomba yerleştirse bu kadar olur...
30.10.2012
Düşman gösterilerek yönlendirilen cehalet örgütlenmiş olur ve tehlikeli cehalettir. Tarihte de bunun sayısız örneği var. Bilgisizin psikolojisi kışkırtmaya (provacation) açıktır. Yüzyıldır Türk kimliğini anlamak, pekiştirmek isteyen ve zaten bütün dünyanın Türk diye bildiği ve Türkçe konuşan bir ülkede, neyin parçası olduğunu bilmeden göktaşı gibi boşlukta yuvarlanıp gitmek acıklı bir kaderdir.
08.10.2012
Times gazetesinde çıkan Norman Stone imzalı makalede, Suriye ile ilişkilerin gerginleşmesi ardından Türkiye'ye Atatürk'ün "Yurtta sulh cihanda sulh" politikasına dönme çağrısı yapıldı. Bilkent Üniversitesi'nden Profesör Norman Stone'un imzasını taşıyan yazının başlığı "Türkiye tarihini hatırlasa iyi olur."
08.10.2012
Burada yeri gelmişken, Prusyalı General Carl von Clausewitz’e ait, “Savaş siyasetin şiddet araçlarıyla devamıdır” şeklindeki o herkesin bildiği veciz saptamayı hatırlatmak isterim. Clausewitz’e atıf, şunu söylemek açısından önemli: Siyasetiniz yanlışsa onun devamı olan savaşınız da yanlış olur. Ya da yanlış siyaset, ülkeleri yanlış savaşların içine atabilir. Savaş meraklısı olmak şart değil.
08.10.2012
Başbakan Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun arzuları doğrultusunda gelişmeyen Suriyekrizinin bundan böyle de Ankara’da çizilen şablonlara göre ilerlemeyeceği artık belli oldu. Hem Suriye konusunun “iç işimizi” ilgilendirdiğini söylemiş olan Erdoğan’ın hem de Ortadoğu’daTürkiye’nin onayı olmadan yaprak kımıldayamayacağını çeşitli vesilelerle belirtmiş olan Davutoğlu’nun Suriye politikaları savaş olasılığını da kapımıza dayamış bulunuyor.
08.10.2012
Bir liberal-demokrat olarak ABD’nin anayasasının dünyadaki en özgürlükcü anayasalardan birisi olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Zira, bu anayasa devletin vatandaştan daha güçlü olduğunu kabul etmiş ve devletin zaman zaman elindeki gücü vatandaş aleyhine kullanabileceğini göz önüne alarak anayasayı bireyi (vatandaşı) devlete karşı korumak üzere tanzim etmiştir.
02.10.2012
Hür Suriye Ordusu'na bağlı silahlı militanların Hatay bölgesinde ve sınır boyunca faaliyetleri ile ilgili olarak Türk ve yabancı medyada çok şey yazılıp söylendi. Hükümet ise hep yalanladı. Önceki gün Akçakale'de ilginç bir olay yaşandı. CNN-Türk muhabiri ilçede iki kişi ile canlı yayın yapıyordu. Yayına katılanlardan biri Türkçe biliyordu ve sınırın karşı tarafındaki Tel Abyad ilçesindeki çatışmaları anlatıyordu. Konuşan kişi 'Bu röportaj bittikten sonra arkadaşımı Tel Abyad'a Hür Suriye Ordusu'nun yanında savaşmaya göndereceğim' dedi ve konuşmayı bitirdi. Hiç kimse de ona 'kimi, nasıl ve neden gönderiyorsun' demedi, demiyor.
25.09.2012
Tolstoy’un “Hareket etmezsen zincirlerini fark edemezsin” sözü bugünlerde bize ne kadar uygun. Toplumumuz farkında değil ve kendi halinde. Farkında olanların çırpınışları ise bizi ağlamaklı yapıyor. Benzin fiyatlarında 2012’de ÖTV’den dolayı önemli artışlar oldu. Ama insanlarımız sebil gibi benzin tüketmeye devam ediyor. Üç gün arabasını kullanmayarak caddeleri sessizliğe büründürerek protesto etmeyi düşünmüyor.
25.09.2012
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan geçen cuma bir TV kanalında, ona soru sorarmış gibi yaparken aslında konu soran gazeteci dekoru karşısında konuştu. Başbakan, terörizm, siyasal şiddet, PKK ve BDP konularında şunları söyledi: “Bunlar ademe mahkum edilecek, görmezden gelinecek. Bunları ademe mahkum etmek durumundayız. Türk medyası teröre karşı birlikte hareket etmelidir. Amerikan medyası, Fransız, İngiliz medyası bak nasıl davranıyor. Hiç görmemek lazım. Bu, medyaya mesajdır.”
06.09.2012
Asıl ortak nokta, hepsinin yoksul halk çocukları olması... Görüyoruz cenazelerin çıktığı yerleri: Yıkık dökük gecekondular, nasipsiz varoş evleri... Dövünen kasketli köylüler, ağıt yakan başörtülü anneler... Terhis olup iş bulabilmek, bir yuva kurabilmek için şafak sayan şehit öyküleri... Han hamam sahiplerinin çocuğu yok içlerinde... Askeri-sivil iktidar elitinden, “Bu bayrak inmez” nutku çekenlerden, habire ahkam kesen bizlerden birinin oğlu yok. Asıl dikkat çekilesi detay, asıl “yaman çelişki” bu... Etnik sanılan sorunun, “şehitlik” payesiyle gizlenen sınıfsal özü burada...
06.09.2012
 5 

   MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ün GÜNLÜĞÜNDEN

Tarihte bugün Atamızın faaliyetleri için ve merak ettiğiniz her gün için lütfen tıklayınız.

Atatürk takvimi, portre ve slaytları için lütfen tıklayınız.

  

             


FİNANS GÜNDEM
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam42
Toplam Ziyaret1150845
Takvim
Hava Durumu
Anlık
Yarın
14° 16° 10°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.82483.8401
Euro4.50974.5278
Üyelik Girişi