Yaşamak Bir Ağaç Gibi Tek ve Hür, Ve Bir Orman Gibi Kardeşçesine...

Misak-i Milli içinde...

Site Menüsü
Saat
Site Haritası

Anasayfa

Geçen yılın sonunda Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Türkiye’de 181 bin çocuk gelin var diyordu... Resmi bir kurum söyleyince tüm medyada küçük ya da büyük bir yer bulabilmişti haber... Oysa KAMER’den Uçan Süpürge’ye, kadın sorunlarıyla yakından ilgilenen nice sivil toplum kuruluşu çocuk gelin sayısının 5 milyonu aştığını ortaya koyar ve kimse oralı olmaz... Ülkemizde her yıl on binlerce aile 18 yaşından küçük kızlarını evlendirebilmek için mahkemelere ‘evlilik izni’ davası açar, kız çocuğun gelişimine göre hâkim ya izin verir ya da vermez... Vermezse, gelsin imam nikâhı!
Ekonomi gündemimizi bu günlerde en çok etkileyen haber, kuşkusuz,Moody’s derecelendirme kuruluşunun Türkiye’yi “yatırım yapılabilir” düzeyde değerlendirmesi oldu. Buna benzer bir adımın yılın başında Standart & Poorstarafından atıldığı günlerde “finans burjuvazisinin stratejik çıkarına olan bir kararın, tüm ekonomik birimlerin çıkarınaymış” gibi değerlendirilmesinin çok büyük bir çarpıtma içerdiğini vurgulamış ve finansal spekülasyonun yoğunlaşmasının Türk sanayisine ve işgücü piyasalarına yapısal nitelikli önemli yükler getirmekte olduğunu belirtmiş idik.
24.05.2013
24.05.2013
Tokat'ımızın en bilinen türkülerinden(AĞITLARINDAN) "Hey onbeşli, onbeşli Tokat yolları taşlı..." ağıtının gerçek öyküsü... Genelde müziğe yoğunlaştığımızdan söz ve anlamlarını da merak etmeyince, bakın toy (düğün) da, dernek de biz hangi gerçeğe (rağmen) göbek atarak eğleniyoruz. Her zaman ki gibi, gülüyoruz ağlanacak halimize... Ya da güzel ülkemin saf ve temizinsanları o kadar çok acıyı yaşayınca sevgili ozanımız Hasan Hüseyin Korkmazgil'in şiirinde olduğu gibi "..Acıyı Bal Eyledik..." Büyük usta Sn. Erkan Oğur'una ustaca seslendirdiği "AĞIT" ve gerçek hikayesi...
Son yazımda Türkiye’nin dış finansman ihtiyacını muhafazakȃr olarak hesaplamıştım ('çılgın projelere' para harcanmayacağı, ve 2013 cari açığının orta vadeli programda (OVP) öngörülen miktarda gerçekleşeceği varsayımlarını kullanmıştım). OVP'nin cari açık projeksiyonu olan 60 milyar dolar, vadesi 1 yıldan az olan, dolayısıyla 2013'de ödenmesi gereken 150 milyar dolarlık dış borçlara eklendiğinde 2013'de Türkiye’nin dış finansman ihtiyacının 210 milyar dolar olduğu ortaya çıkmıştı.
18.04.2013
15.04.2013
Seçim sisteminin özü “temsilde adalete” göre değil “istikrara” göre tasarlandı. İstikrarı zihniyette değil matematik formüllerde aramanın sonucu olarak da yüzde on gibi yüksek bir baraj uygulaması başlatıldı. Otuz yılın deneyiminden sonra bu sistemin üç temel sonucu oluştu. Birincisi hedeflenen istikrarın illaki böyle matematik formüllerden çıkmayacağı görüldü, 1991 ile 2002 arası koalisyonlar dönemi oldu. İkincisi daha uzun vadede siyasette çoğulculuk yok oldu çünkü sistem çoğunlukçuluğu esas almıştı. Üçüncüsü Kürtler meşru siyasi zeminde temsilcisiz bırakılmıştı ama son iki seçimde Kürtler bağımsız adaylar yoluyla Meclis’e girmeyi başardı. Kısaca baştan hedeflenenlerin büyük kısmına ulaşılamamış oldu.
Ve biz kadınlar… Nazım’ın dizelerinde, sofradaki yeri öküzümüzden sonra gelen, Duygu Asena’ya göre; adı olmayan kadınlarımız… Biz kadınlar; erkeğin kaburga kemiğinden yaratıldığı ileri sürülen, Adem’i Cennet’den kovdurtan Havva’nın kızları… Biz kadınlar; zorda kaldığında kendini savunurken ya da erkeğine saldırırken, dişiliğini de kişiliğini de silah diye kullanan biz kadınlar, cins-i latifler… Gözyaşlarıyla erkeği kaçırtan da kandıran da… Dilberliğiyle erkeği ağlatan da, aldatan da… Biz kadınlar; sınırsızca kıskanç, kaprisli, ama sınırsızca sevecen, özverili… Öldüren de, güldüren de… Rezil de eden, vezir de eden… Biz kadınlar; eksik etek, kaşık düşmanı… Biz kadınlar; erkeğin baştacı, gönül yoldaşı… Biz kadınlar; ne alabildiğince özgür, ne de ezik… İşte böyle biryerlerde…
15.04.2013
08.03.2013
Tarihin cilvesidir diyelim geçelim.… Küresel sermaye patronları kendi ulusal sınırlarını daha yıllar öncesinde aşıp bizim buralara kadar inmiş bir kere. “Çık git” kardeşim desen; “Bak birader, bu âlemde para konuşur, bastır parasını çıkayım” diyor da başka bir şey demiyor. “İyi ama sömürünün bu kadarı da olmaz” diye düşünüp ille de bir şeyler yapman gerektiğinde ne olacak?… Lafı gevelemeden söyleyelim. Önünde esas itibariyle iki seçenek var: Ya aynen onun dediği gibi bir yerlerden bulup buluşturup parasını ödeyecek ve adamı “güzellikle” dehleyeceksin… Ya da “öbürkü yol”.
Cahit Kayra. 1917 doğumlu. Üç yıllık maliye müfettiş muavinliğinin ardından 1941’de maliye müfettişi olmuş, 1942 ortalarında hazırlanan ve yürürlüğe giren Varlık Vergisi uygulamalarını düzenleyen bakanlığın üst kurulunda yardımcı olarak yer almış bir isim. Eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olan ve Varlık Vergisi çalışmalarına katılmış en genç müfettiş olan Cahit Kayra tarafından kaleme alınan “Savaş Türkiye ve Varlık Vergisi” adlı kitap geçtiğimiz günlerde 3. baskısını yaptı.
02.03.2013
02.03.2013
‘Çalışma Mükellefiyeti’ de, ‘Varlık Vergisi’ gibi tarihimizin büyük tartışma yaratan konularından biri. Ama bu tartışmaları yaparken, içinde yer aldıkları büyük çerçeveyi, dönemin sosyal, ekonomik şartlarını anımsamadan olmaz. Mükellefiyet, ilk önce Osmanlı döneminde 1865’te başlatılmış ve 1880’e kadar uygulanmıştı. Bahriye Nezareti’ne bağlanan Zonguldak madenlerinin başına getirilen Dilaver Paşa, hazırlattığı nizamnamede 12 gün aralıklarla nöbetleşe çalışacak yöre insanlarının çalışma şartlarını düzenletmişti. Sanırım, o da uygulamayı emperyalist İngiltere’den öğrenmişti. 1940’lardaki, mükellefiyet de ikinci uygulama olacaktı. “Milli Şef” İnönü,ülkeyi savaşa sokmamak için çabalarken erkek nüfusun önemli bir kısmı silah altına, hem de 4 yıllığına, alınıyor, ama bir yandan da ekonomik çarkın dönmesi gerekiyordu.
Geçen haftanın üzerinde en çok durulan konularından biri de “uzay”savaşlarıydı. Bu savaşlar, gezegenler arasında, “warp” motorlu uzay gemileriyle değil, internetin “sanal uzayında”, ülkeler arasında bilgisayarlarla yapılıyor. Tartışma o kadar yoğun ki, Financial Times başyazılarından birinde ele alıyor; Brzezinski bir yorumunda, bu savaşların kurallarını saptayacak uluslararası anlaşmaların gerektiğini savunuyor. The New York Times’ın aktardığına göre “Washington’da konuya ilişkin konferanslar birbirini izliyor”.
27.02.2013
27.02.2013
... 12 ...

   MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ün GÜNLÜĞÜNDEN

Tarihte bugün Atamızın faaliyetleri için ve merak ettiğiniz her gün için lütfen tıklayınız.

Atatürk takvimi, portre ve slaytları için lütfen tıklayınız.

  

             


SİGORTA GÜNDEM
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam19
Toplam Ziyaret1247422
Takvim
Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar30.982931.1071
Euro33.538533.6729
Üyelik Girişi